Sinema

Büyük Maçın Kritik Noktaları


Büyük maça hatalar ve güzel goller...

Aslında bu maçın adına yakışan bir maç izledik. Son dakikalara kadar nefes kesen bir maçtı ama şanssızlık mı diyelim hata mı diyelim ama bu takım bunu haketmiyordu. Çoğu kişi Liverpool'u destekliyordu. Salah'ın, Mane'nin oluşturduğu büyük heyecan çoğunlukla Müslüman memleketlerde daha ağır basıyordu. Futbolcular biraz daha zorlasa 1-2 gün daha izin için onay alabilirlerdi maç hazırlığı için. Maça döndüğümüzde şanssız bir Liverpool vardı aslında. Salah'ın sakatlanması Karius'un basit hataları kupayı Real'e hediye etmiş olmaları bunu göstergeleri. Belki Salah sakatlanmasa belki farklı bir oyun sergileyebilirlerdi ama olan olmuş. Salah çıktıktan sonrada oyunu kendi lehine çevirebilecek kapasiteye sahip bir takım bu. Buraya kadar şansla gelmediler. Buraya Klopp'un tecrübesi, takımın yüreği, özgüveni getirdi. Belki bu takım kupayı alamamış olabilir ama kupayı kazanan takımdan daha çok saygı göstermek zorundalar. Çünkü bu takımın Real Madrid'teki gibi önemli futbolcuları yok. En sükse yapmış futbolcusu Salah. O da sakatlanıp çıktı. Salah'ta bu sene kendini göstermiş bir futbolcu. Mesele Karius'a döndüğünde ise o da bir insan, hata yapabilir. Klopp buraya kadar gelirkende Karius ile geldi ve turnuvayı onla bitirdi. Olabilir bir kaleci gününde değilse takımı yakabilir ama gününde ise takımı kurtarır. Zaten futbol hatalar oyunu. Önemli olan oyunu basit ve hatasız oynamak. Günümüzde futbol az hata ve basit oynamaktır. Bunu yapan takımlar zaten başarı elde ediyorlar. Tabi bide kaliteli futbolcuların varsa. 

Jürgen Klopp'un en iyi yaptığı işlerden biri ise bir takımı alıp 3-4 yılında içinde besleyip en sonunda zirve yaptırmasıdır. Süre aldığı zaman itibarına baktığımızda transferde kimleri almış, aldığı futbolcular ünlü ve kaliteli futbolcular mı?  Bu sorular cevaplandığında ve gelinen bu noktaya baktığımızda bence büyük bir başarı ve Klopp'un özverisi, bilgisi ve hırsı. Bence modern futbolun en büyük öncülerinden ve illaki parayla başarı gelicek sözünü yansıtmayan Klopp2u kutlamak isterim. 

Diğer yandan Zidane'ı tebrik etmek lazım sonuçta. 3 yıl üst üste Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmuşsun. Kolay bir zafer değil. Ama şöyle bir durum değerlendirmesi birde karşılaştırma yaparsak, Zidane bu takıma geçtiğinde hazır bir takım vardı. Ünlü, kaliteli, tam oturmamış takım olmasada birbirini tanıyan futbolcular çoğunluktaydı. Onları alıp bu zafere birlikte ortak olup en yukarıya çıktılar. Ama demek istediğim mesele Zidane, Klopp gibi bir takımı düşük seviyeden alıp yukarıya çıkartmadı. Yukarda olan takımı daha da yukarı çıkarttı. Bu iki teknik direktörü bu zamanda karşılaştırmamak lazım. Sebebi ise Klopp ne zaman büyük bir takım çalıştırmaya başlar, diğer yandan Zidane'da düşük bir takımı alırsa o zaman karşılaştırma yapabiliriz. Ama bu iki teknik direktör şuanki futbol zamanının en kaliteli, bilgili, işi bilen teknik direktörlerden ikisidir. Bu iki takım bu oyun sistemini bozmayıp üstüne koyarlarsa seneyede finalde ikisi karşılaşırlar.

En azından bu maçta dostluğun kazandığı bir maç oldu diyebiliriz. Ramos'un yaptığı hareketleri çıkartırsak. Ama futbol oynuyarsak da kötü hamlelere, hatalara, çirkefliğe karşı hazır olmak zorundayız. Çünkü futbolu bir yandan güzelleştirir bir yandan da kötü gösteririr. Ama bu oyunda bir takım sevinir bir takım üzülür buna da yapacak birşeyimiz yok. Boşuna demiyoruz iyi olan kazansız diye.
Okunma : 311

YORUMLAR (0)