Bir Hışımla Geldi Geçti, Peh Peh Peh


Her şey bir 20 Ağustos Salı günü, Milli takımın o zamanki teknik direktörü Abdullah Avcı'nın görevi bırakmasıyla başladı. 2014 Dünya Kupası elemeleri devam ederken; görev, günü kurtarması için Fatih Terim'e verildi....

KAĞIT ÜSTÜNDE BAŞARILI!

O dönemde Fatih Terim'in göreve gelmesiyle ilk maçı kendi evimizde Andorra karşısında 5-0 kazanmıştık. Herkes Andorra'nın zaten kolay bir rakip olduğunu söylerken, 4 gün sonra deplasmanda Romanya'ya karşı alınan 2-0'lık galibiyet birçok kişiye Fatih Terim'in ayrıcalıklı olduğunu ispatlamıştı bile.

Devamında kalan 2 maçta iyi bir performans sergilemiş olsak da Dünya Kupası yine hayal olmuştu bizim için. Ancak oynanan futbol ve Terim'in Milli takıma ayrı bir ruh kazandırması onun çok sevdiği Galatasaray'ından kopmasını bile beraberinde getirecekti.

Fatih Terim geriye dönüp son Milli takım kariyerine baktığında en azından Euro 2016'ya gidebilme başarısı ve 2018 Dünya kupasına katılma şansının hala devam ettiğini söyleyecektir. Hiçbir başarı tesadüf olmadığı gibi Euro 2016'da boy göstermiş olmamız da tabii ki tesadüf değil bir emektir. Özellikle oyuncularımızın paradan çok Euro 2016 hedefine odaklandığı son maçlarda teknik ekip ve futbolcusuyla ciddi bir performans sergilendi ve Fransa'da olma fırsatını yakaladık.

Günün birinde Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonasına katılmış olmayı başarı saymayacağımız zamanların gelmesi dileğiyle...

Ülkemizdeki yöneticiler bu futbol anlayışıyla bir imparator daha çıkartır mı bilinmez, ancak imparator lakaplı şahsiyetlerimizin bu vasfa yakışır şekilde hareket etmesi öncelikli olmalıdır.

UZAKLARDA ARAMAYA GEREK YOK!

Her fırsatta Türkiye’yi sevdiğini dile getiren ve birçok kişiye göre Türkiye’de gelmiş geçmiş en iyi yabancı hoca olan Mircea Lucescu, yabancı hoca düşünülmesi takdirde “ilk” hatta “tek” aday olmalıdır. Rumen hocanın oynatmayı sevdiği oyun sisteminde başarıyla görev yapacak yetenekli oyuncularımızın da olduğunu düşünürsek, Lucescu çok iyi bir seçenek olacaktır.

Herhangi bir görev için sürekli olarak aynı kişilerden faydalanmak çok doğru değil ancak kişilerin zaman geçtikçe yaşadığı ve edindiği tecrübeleri de düşünmemiz gerekiyor.

2002 Dünya Kupasında Milli takımımızı Dünya üçüncüsü yapma başarısı göstermiş olan Şenol Güneş bugünkü bilgi ve birikimiyle birlikte Milli Takımda çok iyi işlere imza atabilir. Her fırsatta Fatih Terim'in çok fazla övülüp Şenol Güneş'in hakkının teslim edilmediğini düşünen Beşiktaş Camiası, Şenol Güneş'e hakkının teslim edilmesi için kapıları sonuna kadar açmalıdır. 
Okunma : 767

YORUMLAR (0)