TFF & MHK El Elele : Utanç Gecesi


Galatasaray-Trabzonspor maçı tüm Türkiye’nin merakla, heyecanla beklediği bir maçtı. Ama maçın başlamasıyla birlikte futbol maçından çok ‘’tiyatro’’ olduğu sağ duyu sahibi herkes tarafından çok net şekilde görüldü. Saha içinde mücadele eden futbolculara kimsenin söz söylemeye bence hakkı yok...

Hem Trabzonsporlu hem Galatasaraylı futbolcular maçın başından sonuna iyi niyetle mücadele ettiler. Bir kaç ufak tefek mesele dışında futbolcuların işini yapma isteği ve iyi niyetleri sahaya hakimdi. İyi niyetli olmayan kişilerse  adeta Galatasaraylı futbolcuların takım arkadaşı gibi maç yöneten Ümit Öztürk ve  "Var" odasında her ne sebepleyse Trabzonspor’un tartışmalı pozisyonlarında "var olmayan" Bülent Yıldırımdı.

Futbolda adalet dağıtmakla görevli olan hakemlerin nedense Trabzonspor’un kırılma maçlarındaki bu eyyam kokan  tartışmalı kararları sağ duyu sahibi her futbol meraklısının dikkatini çekiyor. Türk futbolu her geçen gün futboldan uzaklaşıp adeta ‘’tiyatro gösterisi’ ne  dönüyor. Bu eyyam kokan tiyatro gösterisinin ilk örneğini "Başakşehir" maçında gördük. Devamını da dün akşam ‘’Galatasaray ‘’ maçında.Asıl üzücü olan bu ülkenin geleceği olan pırıl pırıl Trabzonsporlu gençlerin önünü kesen  TFF &MHK organizasyonu aynı zamanda  milli takımın geleceğini de baltaladığının farkında değil. Yıllık 2,5 milyon Euro maaş alıp sıfır başarı elde eden Lucescu bu gençleri yok sayıyor. TFF & MHK organizasyonu bu gençlerin emeğini yok sayıyor. Böyle bir anlayıştan başarı beklemek de  hayalcilikten başka bir şey değil.

Bu ülkeye rol model olan bir kulübün bu hale düşürülmesi başkanından futbolcusuna, taraftarına herkesin  ayrıştırılması, benden olmayan yaşamasın mantığının kabullendirilmeye çalışması ülke futbolunu sonu bilinmez bir yola sokuyor. Bu yoldan da hayırlı bir sonuç geleceğini beklemek sadece saflık olarak adlandırılabilir.

‘’Sözde’’ özerk TFF’nin  ve ona   bağlı MHK’nin   hakem atamalarındaki, gözlemci raporlarındaki vurdumduymazlık, hesap bilmezlik her hafta pek çok kulüp ve taraftarının haklı isyanına sebep oluyor. Üstelik  pek çok taraftar sadece Süper Lig ağırlıklı maç izlediği için alt liglerin yangın yeri olduğu  söylemine de uzak kalınıyor.

Futbol yöneticiliğinin vizyon isteyen  bir anlayış gerektirdiği kaçınılmaz bir sonuç. Şu an ülke futbolunu yönettiğini düşünen  kişilerin  kapalı kapılar ardında  aldığı  kararların ,şeffaflıktan uzak yaklaşımlarının,hata yaptıkları zaman çıkıp söyleme medeni cesaretlerinin olmamasının  yarattığı sonuçlar bunlar.

Dünkü maçta ülkedeki çifte standartların neler olduğunu, nasıl lige ayar çekildiğini sağ duyu sahibi herkes gördü. 11 yabancı futbolcuyla oynayan ‘’Türk’’ takımı Galatasaray’ın  Japon futbolcusu hakeme  İngilizce  argo bir sözcük söylüyor. Hem de üç kez.Sarı kart bile görmüyor.Kayseri Fener maçında aynı sözcüğü telaffuz eden  Fenerbahçeli   Soldado  kırmızı kart görüyor.’’Var ‘’ hakemine hiç danışmadan doğrudan Trabzonspor aleyhine penaltı veriliyor. Trabzonsporlu Ekuban’ın ayağına  basıldığı penaltı pozisyonunda ‘’Var’’ hakemi ne danışılıyor.

Söylenecek tek söz var:Siz kimi kandırıyorsunuz?

Bir futbolsever olarak dün sahada iyi niyetle mücadele eden hem Trabzonsporlu hem Galatasaraylı futbolcuları alkışlıyorum. Bıkmadan usanmadan maç boyunca  tezahürat yapıp maç bitiminde  futbolcuları  alkışlayan büyük Trabzonspor taraftarını alkışlıyorum. Tff ve Mhk  denilen "sözde"  özerk yapılanmayı da  bize yaşattıkları bu utanç gecesi için kınıyorum.

Okunma : 353

YORUMLAR (0)