BU SİTE SATILIKTIR

0531 294 83 56


Eleştiri Oklarının Hedefi: Mbaye Diagne


Galatasaraya transfer olduğu günden bu yana eleştirilen forvet için söylenenler ne kadar doğru...?...

Geçen sezonu şampiyon ve neredeyse tüm gol yükünü çeken bir forvetle bitiren Galatasaray’da yeni sezona resmen forvetsiz başlanması tüm taraftarlar için hayal kırıklığı yaratmıştı. Eren Derdiyok’un vasatın altında bir performans göstermesine rağmen sezonun ilk yarısını hiç de fena olmayan bir noktada bitiren Sarı-Kırmızılılar tüm transfer dönemi boyunca oraya uygun bir forvet bulmak için çok emek harcadılar.

Tabii bu konuda, bir önceki forvetin Gomis gibi; zamanında yıldız olmanın kıyısından dönmüş ve geçen sezon 29  gol atmış olması yönetimi bir hayli zorluyordu. Çünkü taraftar Gomis’in gönderilmesi konusunda fazlasıyla öfkeliydi, sezon öncesi forvet transferi yapılmamıştı ve yeni gelecek forvetin taraftarı tam anlamı ile tatmin etmesi gerekiyordu. Aynı zamanda transfer edilecek oyuncunun da bir önceki ‘Gol Kralı’ santraforun yerini doldurması gerekti ve bu da çoğu oyuncu için baskı unsuru oluşturacaktı.

Galatasaray yönetimi golcü transferi için çok uzaklara gitmedi ve halihazırda Kasımpaşa’da harikalar yaratan ve gol krallığının en büyük adaylarından biri olan Mbaye Diagne’yi kadrosuna kattı. Yanına da kalite konusunda hiçbir sıkıntısı olmasa da istikrar açısından tüm kariyeri sıkıntılı geçen Kostas Mitroglou’yu transfer etti. Diagne tranferinin en çok eleştirilen noktası bonservis bedeli oldu. 9 milyon euro karşılığında transfer edilen Diagne, Süper Lig ortalamasına göre oldukça fazla sayılabilecek bir bedeldi. Evet bu kulüp için büyük çaplı bir riskti çünkü Türk kulüplerin maddi durumu ortada ve bu tarz transferler çok sık gerçekleşmiyor. Lakin çoğu kişinin gözden kaçırdığı şey ise artık transfer piyasasının çok şekil değiştirdiği. Dünyanın herhangi bir kalbur üstü liginde ne olursa olsun gol krallığının en büyük favorisi konumundaki futbolcuyu 10-15 milyon eurolardan aşağı transfer etmek pek de mümkün değil.

Performans konusunda ise henüz tam anlamıyla istenen patlamayı yapamadı ve bu da bir diğer eleştiri konusu oldu. Benim bu konuda kişisel görüşüm, bu transfer Everton’dan Manchester United’e transfer olan Lukaku ile benzer yönleri olması. Takımlar ve oyuncu özelinde aynı kalibrede değiller bu bir gerçek tabii ki ama süreç olarak aynı şeyler yaşanıyor. Lukaku, Everton’da harikalar yaratıyordu ve yaşına göre inanılmaz potansiyelli geliyordu. Her sene üstüne koyup Everton’ın gol yükünü başarıyla çekiyordu. Fakat, Everton her ne kadar Premier Lig’in iyi takımlarında olsa da Top 6’nın içinde değil ve Everton forvetlerine alınan önlemler, yapılan stratejiler, Manchester United’a veya Liverpool’a yapılandan çok çok farklıydı. Lukaku bunun sıkıntısını United gibi büyük bir takıma transfer olunca fazlasıyla yaşadı. Aynı durumu şu an Diagne’de yaşıyor. Kayserispor’un ya da Antalyaspor’un Kasımpaşa maçına ve Galatasaray maçına bakış açıları tamamen farklı.  Çoğu anadolu kulübü Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi takımlara karşı savunmaya gömülü oynamaya devam ediyor bu da özellikle bir seviye alttan gelen forvetler için uyum sağlaması zor bir durum oluyor. Tüm bunlara rağmen, Diagne’nin Galatasaray’a katkısı görünenden daha da fazla. Süper Lig’de artık tanınan bir forvet ve gol attığı ortada. Rakip takımlar da bunun bilincinde  ve o forvete karşı önlemler almak zorundalar. Bu da Galatasaray’ın kanatlarının fazlasıyla işine geliyor. Zaten takımın kanat oyuncuları gol atma özelliği ve yeteneği olan futbolcular. Senegalli forvetin bir boş koşusu bile yanında iki tane defans oyuncusunu götürmeye yetiyor ve bu da rakip ceza sahasında fazlasıyla  boş alan açılmasına sebep oluyor. Ayrıca Diagne, Kasımpaşa’da ortalama 70 dakikada bir gol atarken; sezonun ikinci yarısında Sarı-Kırmızılı kulüpte 80 dakikada bir gol atmış ki bu da büyük bir kulübün forvetine göre kötü olmayan bir istatistik. Bu gollerin 4 tanesi penaltıdan atıldı diye de bir eleştiri var fakat atlanan şey ise penaltı bu oyunun bir gerçeği ve penaltı atmak gerçekten fark yaratan bir özellik. Örneğin,  James Milner 33 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala Liverpool gibi yıldızarla dolu bir takımın birinci penaltıcısı. Ayrıca geçen seneni gol kralı Gomis’in penaltı konusunda ne kadar kötü olduğunu da hepimiz hatırlıyoruz.

Sonuç olarak Mbaye Diagne transferi hala çok büyük bir soru işareti bu bir gerçek, fakat eleştirildiği kadar da kötü bir transfer olduğuna inanmıyorum. En azından bu sezon Galatasaray’a bir şeyler kattığı ortada ve önümüzdeki sezon da takımda kalıp şu an gösterdiği performansın bir tık üstüne çıkarsa Galatasaray’ın birinci santraforu olma konusunda sorun yaşayacağını zannetmiyorum.
Okunma : 144

YORUMLAR (0)