Aslan Kükredi Sezon Bitti


Bir Süper Lig sezonunun daha sonuna geldik. 2018-2019 Lefter Küçükandonyadis Sezonu zorlu mücadelelere sahne olurken mutlu sona Galatasaray ulaştı. Hem istatistiki hem de oyun olarak farklı ve güzel bir sezon yaşadık. Bunu son haftaya kadar devam eden şampiyonluk yarışıyla da gördük. İlk defa uygulanan VAR sistemi tartışmaları beraberinde getirse de faydasının olmadığını söylemek haksızlık olur. Şimdi 2018-2019 Lefter Küçükandonyadis Sezonu’nun verilerine, şampiyonun şampiyonluk hikayesine, VAR sisteminin getirdiklerine, teknik direktörlere, takımların durumlarına ve yaşanan olaylara değinelim. ...

İlk olarak sezonun verilerine bakalım. Artık ligimizde büyük takımların başta deplasman maçları olmak üzere her maçlarına 3 puan gözüyle bakamıyoruz. Öyle ki mücadele üst seviye olduğu kadar ligimiz bir o kadar da sert. Oyunun çok fazla durması topun oyunda kaldığı süreyi azaltıyor. Bu da hakemlere daha çok sorumluluk yüklüyor. Bizler izleyici, taraftar olarak tempolu, akan oyun izlemek istiyoruz. Hem oyuncuların üzerinde hem de hakemlerin üzerinde oluşan baskı artmış oluyor. Durum böyle olunca maçlardan sonra dönen hakem muhabbetleri kaçınılmaz oluyor. Artık bu muhabbetler birçoğumuzun canını sıkmaya başladı. Sezon başında uygulamaya başladığımız VAR sistemi de dahil olunca dayanılmaz bir hal aldı. VAR sistemi genel olarak baktığımızda birçok yarar sağladı. Hakemler kararlarında şüpheye düştükleri zaman bu sistemle hatalarını azaltabiliyorlar. 

Bu sezon da takımların önce çalınmayan, VAR sistemiyle verilen birçok penaltısı oldu. Ancak tersine durumlar da yaşandı. VAR sistemi olmasına rağmen çok açık görülen pozisyonlar hakemler tarafından gözardı edildi. Bunu sorgulamamız, incelememiz ve yeni sezona iyi niyetle, daha iyi hazırlanarak çıkmamız lazım. Futbolcular haftalarca emek verirken emeklerinin basit hatalarla karşılığını bulamaması üzüntü verici.   Futbolu adilce, cömert bir şekilde kurallarına uygun, sporcu ahlakı ile oynamalıyız. Elbette futbolun içerisinde hatalar kaçınılmazdır çünkü söz konusu yerde insanoğlu yönetmektedir. Önemli olan iyi niyettir. VAR sistemi umarım her sezon üzerine koyularak gelişir ve Türk futboluna katkı verir. Bu sezon göze çarpan oyuncuların sayısı çok fazlaydı. Ama yurdumuzdan çıkan evlatlarımız apayrıydı. 

Trabzonspor’un öz evlatları Yusuf Yazıcı, Uğurcan Çakır, Abdülkadir Ömür, Abdülkadir Parmak; Galatasaray’ın gençleri Ozan Kabak, Yunus Akgün, İsmail Çipe; Beşiktaş’ın gençleri Güven Yalçın, Dorukhan Toköz, Fenerbahçe’nin gençleri Eljif Elmas, Ferdi Kadıoğlu, Berke Özer... Hepsi Türk futboluna ilerleyen yıllarda büyük hizmetler verecekler. Diğer yandan hem gol kralı olan hem de bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcu olan Mbaye Diagne özellikle ilk yarıda lige damga vurdu. Fırtına gibi esen Diagne devre arasında transfer olduğu Galatasaray’da eleştirilse de kuşkusuz şampiyonluğu getiren önemli oyunculardan biri oldu. 

Gollerinin çoğunluğunu penaltıdan atmasıyla eleştirilse de unutmamalıyız ki akan oyunda da en çok gol atan oyuncu yine Mbaye Diagne. Pozisyon hazırlayışı ve takipçiliği Galatasaray’ın oyununa büyük katkı verdi. Ligde her ne kadar son haftalarda formsuz olsa da genelinde müthiş bir oyun oynayan Edin Visca Başakşehir’e verdiği katkıyla göze çarpan bir diğer oyuncu oldu. Güzel oyunu takım oyunuyla birleşince ortaya futbol adına güzel görüntüler çıktı. Milli takımda yaşanan değişiklik de hepimizin beklediği ve istediği bir şeydi. Şenol Güneş’in başa geçmesi  milli takımımızı olumlu etkileyecektir.   Abdullah Avcı’nın Beşiktaş’la anlaşması Beşiktaş adına gelebilecek en iyi teknik direktördü. Diğer yandan Başakşehir’in Okan Buruk’la anlaşma sağlaması ise Okan Buruk adına güzel bir gelişme oldu. Şu ana kadar yaptıkları ortada ve artık bunu hak ediyordu. Seneye inşallah tüm takımlarımızın istediği gibi bir sene olur. 

Son olarak şampiyon Galatasaray’a ve şampiyonluk hikayesine bakalım. Sezona pek de istediği gibi başlayamayan Cimbom özellikle ilk devredeki Fenerbahçe derbisinden sonra aldığı cezalarla dağıldı. Ancak yönetim ve teknik ekibin yaşananları iyi yönetmesi ve yönlendirmesi aslanın ayağa hızlı kalkmasını sağladı. İkinci devrede müthiş bir oyun sergileyemese de önemli maçlardaki oynadığı doğru ve etkili oyun şampiyonluğu getirdi. Galatasaray kulübü hem camia hem de taraftar olarak inandı, güvendi, kenetlendi ve 22. şampiyonluk için her şeyini verdi. Başlarında her futbolcusunun ayrı ayrı “baba”, taraftarınsa “imparator” olarak nitelendirdiği Fatih Terim şüphesiz şampiyonlukta başroldü. Takıma sahip olduğu ruhu kazandıran, toparlayan ve takımı inandırarak yola çıkaran Terim şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Kupa koleksiyonuna hem lig hem de Ziraat Türkiye Kupası’nı ekleyen teknik adam başarılarıyla teknik adamlar arasında zirveye oturdu. Yönetimin kongrelerde yaşadıkları, hakem hataları ve diğer engellere rağmen şampiyon olan aslan şimdiden “Hedef 23”  diyerek yeni sezona favori olarak başlayacağını gösterdi. 

Mücadelesiyle kıran kırana geçen, futbol adına tüm güzellikleri yaşadığımız, mutluluğuyla hüznüyle geçirdiğimiz bu sezon önemli derslerin de çıkarılması gereken bir sezondu. Alt lige düşenlerin hatalarını görüp önümdeki sezon daha iyi şekilde yükselmesini, lige çıkan takımların da başarılı olmasını diliyorum. Önümüzdeki sezon da inşallah en az bu sezon kadar mücadeleci ve heyecanlı olur ve sonunda hak eden kazanır. Şampiyon olan Galatasaray’ı da gönülden tebrik ediyorum ve Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmasını temenni ediyorum.

Okunma : 43

YORUMLAR (0)