BU SİTE SATILIKTIR

0531 294 83 56


Büyü Bozuldu!


Sadece Fenerbahçe tarafında değil artık tüm kamuoyuna göre işin futbol, taktik, beceri, zeka vs. yönü bir tarafa bırakılıp geçmişte Şeyh olduğuna inanılan Yusuf Fahir Baba'nın ilahi gücü ve büyüden bahsedilmiş noktadaydık. Ha yendi ha yenecek derken Galatasaray neredeyse her yıl salladığı ama yıkamadığı Fenerbahçe'yi bu yıl evinde rakip teknik direktörünün de iş bilmezliğiyle süpürüp kenara attı....

Rahat Ama Savaşan Bir Galatasaray!

Güzel söylemiş Gabriel Márquez... "Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalısın. Çünkü onlar, kazanmak için her şeyi yaparlar.” diye. Galatasaray'ın dün maçın özellikle ilk bölümünde takındığı tavır, ortaya koyduğu futbol yapısı "Nasılsa hep kaybediyoruz, savaşalım belki kazanırız" düşüncesi üzerineydi. Bu düşünce Fenerbahçe'li futbolcuların da ruh hallerine öyle bir yansıdı ki rakip Fenerbahçe'yi gerginlik ve stres esir aldı.

Çok iyi olmasa da oyundan kopmayan Galatasaray, yağmasa da gürledi. Falcao'nun ismine göre etkisiz olduğunu kabul etmek gerekir. 2-1'den sonra başarılı bir Muslera skor da etkiliydi ama Henry Onyekuru dün akşam sahada herhangi bir sebeple yer alamıyor olsaydı bugün Galatasaray galibiyetinden de bahsedemiyor olacaktık. Çok çok büyük işler yapmadı ama hiç kuşkusuz enerjisi ve mücadelesiyle maçın yıldızı Henry Onyekuru!

Kasvetli ve gergin bir Fenerbahçe!

Rakibinin kaybedecek bir şeyi olmadığının farkında olan ve buna binaen gözüne kestirdiği her şeyi büyük bir soğukkanlılıkla yapabileceğini fark eden Fenerbahçe takımının ellerinin ayaklarına dolaştığını rahatlıkla ifade edebiliriz.

Yalnızca Galatasaray maçı değil sezon içinde puan kaybı yaşanılan bir çok maçta o eski hücumcu Ersun Yanal yerini "Rakip ataklarını kesmek için orta saha oyuncusunu kanatlara çeken Ersun Yanal'a" bıraktığında artık homurdanmalar zaten başlamıştı. Haklıydı da... Her fırsatta özellikle yenilgilerden sonra Fenerbahçe büyüklüğünden bahseden lakin o büyüklüğe yaraşır bir teknik direktörlük görevi yerine getiremeyen Ersun Yanal'ın suyu çoktan ısınmıştı zaten...

Maç sonunda, maç içinde içinde hakeme itirazlar ve serzenişler de bulunan Fenerbahçe'li futbolcular da artık bal yapmayan arı misali kendi kendilerine top dolaştırmanın faydasız olduğunu ve ortaya somut skor çıkarmanın gerektiğini anlamalılar ve anlayacaklar.

Ne demişler... "Sade undan helva olmaz, bal gerekir kazana!"

Okunma : 490

YORUMLAR (0)